Av. Arb. Asiye Merve Avşar Biseli, LLM
Uyuşmazlık Çözümünde Hızlı, Etkin ve İlişki Dostu Yol
A. Giriş
Hukuki uyuşmazlık yaşayan taraflar geleneksel olarak dava yoluna başvurmakta; mahkeme
kararlarının bağlayıcılığı, resmiyeti ve uygulanabilirliği nedeniyle bu yol tercih edilmektedir.
Ancak uzun yargılama süreçleri, yüksek masraflar ve davayı kaybeden tarafta oluşan olumsuz
duygular – öfke, anlaşılmamışlık, yenilmişlik hissi – hem taraflar arasında ilişkiyi
zedeleyebilmekte hem de dava yolunu tereddüt edilen bir çözüm biçimi haline getirmektedir.
Son yıllarda ise resmiyet kazanarak uygulamaya giren arabuluculuk kurumu sayesinde, dava
yoluna başvurmadan; yargılama sürecinin yoğunluğu ve masraflarıyla uğraşmadan, tarafların
daha hızlı, daha az zahmetli ve daha az maliyetle çözüme ulaşması mümkün hale gelmiştir.
B. Arabuluculuk Nedir?
Arabuluculuk; tarafların aralarındaki uyuşmazlığı, bağımsız ve tarafsız üçüncü bir kişinin
desteğiyle, tarafların kendilerinin ürettiği çözüm seçenekleriyle karara bağlamaya yönelik bir
alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemidir. Mevzuata göre bu süreç, tarafların birbirini
anlamasını sağlayan bir iletişim sürecini içerir ve gerekirse çözüm önerileri sunabilen
uzmanlık eğitimi almış bir üçüncü kişinin katılımını gerektirir.
C. Türkiye’de Mevzuat Zemininde Arabuluculuk
Türkiye’de arabuluculuğu düzenleyen başlıca kanun ve hükümler şunlardır:
-
- 6325 Sayılı Kanun (07.06.2012), “Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu”.
- 7036 Sayılı Kanun (12.10.2017), “İş Mahkemeleri Kanunu” kapsamında işçi-işveren
ilişkilerinden doğan alacak, tazminat ve işe iade davalarında dava açmadan önce
arabulucuya başvurma şartı. - 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda yapılan değişikler (7155 sayılı Kanun ile),
ticari davalardan belirli alacak ve tazminata ilişkin bölümde dava açılmadan önce
arabulucuya başvurma şartı.
D. Dava Şartı ve İhtiyari Arabuluculuk
Dava şartı arabuluculuk, iş hukuku ve ticaret hukuku alanlarındaki belirli uyuşmazlıklarda,
tarafların dava açmadan önce arabulucuya başvurmalarını zorunlu kılan bir uygulamadır. Bu
sistem, ilgili davalarda mahkeme sürecine geçilmeden önce tarafların uyuşmazlığı
arabuluculuk yoluyla çözmeye çalışmasını sağlar ve böylece hem yargı yükünü hafifletir hem
de taraflara daha hızlı ve ekonomik bir çözüm imkanı sunar.
Buna karşılık ihtiyari arabuluculuk, tarafların kendi özgür iradeleriyle başvurabileceği,
tamamen gönüllü bir süreçtir. Taraflar, arabulucuya başvurarak uyuşmazlıklarını çözmek
isterlerse sürece katılırlar; istemeyen taraflar ise bu yöntemden yararlanmak zorunda değildir.
İhtiyari arabuluculuk, taraflara çözüm üzerinde daha fazla kontrol sağlarken, anlaşmazlığın
her iki taraf için de tatmin edici bir şekilde çözülmesine olanak tanır. Bu esnek yaklaşım,
arabuluculuğun taraflar arasında güven oluşturmasını ve sürecin dostane bir şekilde
yürütülmesini destekler.
E. Neden Arabuluculuk Tercih Edilmeli?
Arabuluculuk, taraflara hem ekonomik hem de zaman açısından önemli avantajlar sunan bir
uyuşmazlık çözüm yöntemidir. Mahkeme sürecine kıyasla çok daha az masraf gerektirir; dava
açma harçları, tanık ve bilirkişi giderleri ile uzun duruşma masrafları büyük ölçüde azalır. Bu
durum, tarafların hem maddi hem de zihinsel yükünü hafifletir. Sürecin hızlı ilerlemesi bir
diğer önemli avantajdır; iş hukuku uyuşmazlıklarında çözüm genellikle üç-dört hafta gibi kısa
bir sürede sağlanabilirken, ticari uyuşmazlıklarda bu süre altı-sekiz haftayı bulmaktadır.
Böylece taraflar uzun yıllar sürebilecek mahkeme süreçlerine maruz kalmadan,
uyuşmazlıklarını hızlı ve etkili bir şekilde çözebilirler.
Arabuluculuk sürecinin bir diğer önemli özelliği, tarafların çözüm sürecine aktif olarak
katılmasıdır. Taraflar kendi önerilerini ortaya koyar, ihtiyaç ve önceliklerini dile getirir,
böylece çözüm tamamen tarafların inisiyatifinde şekillenir. Bu, çözümün hem daha
uygulanabilir hem de taraflar açısından daha tatmin edici olmasını sağlar. Sürecin gizlilik
esasına dayanması, tarafların özgürce fikir ve belge paylaşabilmesine imkan tanır;
arabuluculuk sırasında paylaşılan bilgiler mahkemede delil olarak kullanılamaz, bu da
tarafların kendilerini güven içinde ifade etmelerini sağlar.
Ayrıca, arabuluculuk taraflar arasında ilişkilerin sürdürülebilirliğini destekler. Taraflar
üzerinde uzlaşmış oldukları çözüm yolunu kabul eder, böylece mevcut anlaşmazlık nedeniyle
ilişkilerin bozulmasının önüne geçilir ve geleceğe dönük iş veya sosyal ilişkiler sağlıklı bir
şekilde devam eder. Tarafların uzlaşmasıyla oluşturulan anlaşma hukuki açıdan bağlayıcıdır;
icra edilebilirlik şerhi ile ilam niteliği kazanabilir ve anlaşma şartları yerine getirilmediğinde
ilamlı icra yoluna başvurulabilir.
Süreç boyunca arabulucunun rolü de kritik öneme sahiptir. Arabulucu, taraflara eşit mesafede
olan, tarafsız ve bağımsız bir üçüncü kişi olarak süreci yönetir. Tarafları yargılamadan,
eleştirmeden ve suçlamadan sürecin ilerlemesini sağlar, müzakere teknikleriyle iletişim
kanallarını açık tutar ve tarafların yaşadığı anlaşmazlıkları daha iyi anlamalarına yardımcı
olur. Arabulucu, tarafların ortak kabulüyle çözüm önerileri sunarak, sürecin tıkanması halinde
alternatif çözümler geliştirir. Bu yönleriyle arabuluculuk, tarafların hem ekonomik hem de
psikolojik olarak daha az yıprandığı, adil, hızlı ve sürdürülebilir bir çözüm mekanizması
sunmaktadır.
F. Başarı Oranları ve 2025 Verileri
Türkiye’de arabuluculuk sistemine giren dosyalarda anlaşma oranları, yöntemin etkinliğini
açıkça ortaya koymaktadır. 2024 yılı itibarıyla toplam 826.548 dosya arabuluculuk sürecine
dahil olmuş ve bu dosyaların büyük bir kısmı başarıyla çözülmüştür. Bu kapsamda, 613.697
dosya ihtiyari arabuluculuk yoluyla, 212.851 dosya ise dava şartı arabuluculuk çerçevesinde
çözülmüştür.
İhtiyari arabuluculukta anlaşma oranları %90 ile %99 arasında değişmekte olup, tarafların
sürece gönüllü katılımı ve kendi çözüm önerilerini sunabilme imkanı, bu yüksek başarı
oranının başlıca nedenlerini oluşturmaktadır (Türkiye Arabuluculuk Vakfı, 2023). Dava şartı
arabuluculukta ise anlaşma oranları genellikle daha düşük seviyelerde seyretmektedir; bunun
nedeni, taraflardan birinin zorunlu olarak sürece katılması ve bazen çözüm üzerinde daha az
kontrol sahibi olmasıdır.
Sektörel dağılıma bakıldığında, iş uyuşmazlıklarında tamamlanan müzakerelerin yaklaşık
%51’i anlaşma ile sonuçlanmıştır. Bu durum, işçi-işveren ilişkilerinde tarafların anlaşmaya
varma isteğinin ve sürece aktif katılımının belirgin olduğunu göstermektedir. Ticari
uyuşmazlıklarda ise anlaşma oranı %41 seviyesindedir; ticari uyuşmazlıklarda tarafların
stratejik ve finansal kaygılarının, çözüm sürecine yaklaşım üzerinde etkili olduğu
gözlemlenmektedir.
Genel olarak, veriler arabuluculuğun hem bireysel hem de kurumsal düzeyde etkin bir çözüm
yöntemi olduğunu ortaya koymaktadır. Özellikle ihtiyari arabuluculukta elde edilen yüksek
başarı oranları, tarafların sürece katılımı ve esnek çözüm mekanizmalarının arabuluculuk
sisteminin başarısına doğrudan katkı sağladığını göstermektedir. Bu bağlamda arabuluculuk,
yalnızca mahkeme yükünü azaltmakla kalmayıp, taraflar için hızlı, ekonomik ve güvenilir bir
çözüm ortamı sunan önemli bir alternatif yöntem olarak öne çıkmaktadır.
G. Arabuluculuğu Kimler Tercih Etmeli?
Arabuluculuk, tarafların ilişkilerini sürdürmek ve çözüm sürecinde daha dostane bir yaklaşım
sergilemek istedikleri durumlarda öncelikli olarak tercih edilmesi gereken bir uyuşmazlık
çözüm yöntemidir. Özellikle aile, iş veya ticari ilişkilerde taraflar arasındaki iletişimin
bozulmasını önlemek, gelecekteki iş veya sosyal ilişkileri güvence altına almak açısından
arabuluculuk büyük avantaj sağlar. Taraflar bu süreçte kendi çözüm önerilerini geliştirebilir,
ihtiyaç ve önceliklerini dile getirerek sürecin aktif bir parçası olurlar. Böylece hem
anlaşmazlık daha etkili şekilde çözülür hem de tarafların birbirine karşı suçlayıcı bir tutum
takınması engellenmiş olur.
Ticari şirketler açısından arabuluculuk, özellikle hızlı, gizli ve düşük maliyetli çözümler
sunmasıyla ön plana çıkar. Mahkeme süreçlerine kıyasla çok daha kısa sürede, üç-dört hafta
gibi iş uyuşmazlıklarında ve altı-sekiz hafta gibi ticari uyuşmazlıklarda çözüme ulaşmak
mümkündür. Bunun yanı sıra süreç gizli yürütüldüğü için, taraflar mahkeme koridorlarında
isimlerinin veya şirket bilgilerinin gündeme gelmesinden endişe etmezler. Arabuluculuk,
yargının iş yükünü hafifletirken adli kaynakların daha verimli kullanılmasına imkan tanır ve
toplumsal uzlaşı kültürünün güçlenmesine katkıda bulunur.
H. Uygulama Süreci
Arabuluculuk süreci, taraflardan birinin veya her iki tarafın arabulucuya başvurması ile başlar.
Arabulucu, ön görüşmelerde sürecin takvimini ve müzakere planını belirler. Bu aşamada
taraflar, mevcut uyuşmazlığın kapsamını, çözüm önceliklerini ve kendi ihtiyaçlarını
arabulucuya aktarır. Süreç boyunca arabulucu, taraflarla hem ortak hem de bireysel
görüşmeler gerçekleştirir; tarafların iletişimini güçlendirir, anlaşmazlığın temel nedenlerini
ortaya çıkarır ve çözüm yolları geliştirilmesine destek sağlar.
Taraflar, arabuluculuk sürecinde üzerinde uzlaşabilecekleri çözümleri belirlediklerinde,
arabulucu tarafından bir tutanak hazırlanır. Bu tutanak, tarafların talebi doğrultusunda icra
edilebilir hale getirilerek hukuki güvence sağlar ve anlaşma şartlarının yerine getirilmemesi
durumunda ilamlı icra yoluna başvurulmasına olanak tanır. Eğer taraflar arabuluculuk
sürecinde anlaşmaya varamazsa, bu durum onların dava açma hakkını etkilemez; yani yasal
haklar tamamen saklı kalır. Böylece arabuluculuk hem gönüllü ve esnek bir çözüm
mekanizması sunar hem de tarafların hukuki güvenceye sahip olmasını sağlar. Süreç boyunca
taraflar, arabulucunun yönlendirmesiyle çözümün her aşamasında aktif olarak yer alır; bu da
tarafların sürece bağlılıklarını artırır ve sürecin daha başarılı olmasına katkı sağlar.
I. Sonuç
Arabuluculuk, hukuki uyuşmazlıkların çözümünü kolaylaştırmakla kalmaz; aynı zamanda
tarafların ilişkilerinin bozulmasını engelleyerek gelecekteki iş ve sosyal bağlantıların
korunmasına katkı sağlar. Bu süreç, taraflar üzerinde hem ekonomik hem de psikolojik açıdan
önemli ölçüde yükü azaltır. Mahkeme süreçlerinin uzunluğu, yüksek maliyetleri ve stresli
doğası düşünüldüğünde, arabuluculuk taraflara daha güvenli ve öngörülebilir bir çözüm yolu
sunar. Güncel veriler, arabuluculuğun sadece etkin değil, aynı zamanda giderek yaygınlaşan
ve güvenilir bir yöntem olduğunu göstermektedir.
Arabuluculuk, taraflara kendi çözümünü üretme fırsatı tanıyarak sürece aktif katılım sağlar ve
uzlaşının taraflarca benimsenmesini kolaylaştırır. Bu sayede anlaşma sağlandığında taraflar,
sürecin sonucuna gönüllü olarak katılmış olmanın verdiği memnuniyetle hareket eder ve
uygulama aşamasında uyum sağlamakta zorluk çekmezler. Süreç aynı zamanda hızlı ve düşük
maliyetli olmasıyla dikkat çeker; taraflar, uzun yargılama süreçlerinin getireceği zaman ve
finansal kayıptan büyük ölçüde korunur. Ayrıca arabuluculuk, tarafların üzerinde kontrol
sahibi olduğu bir ortam sunar; müzakereler sırasında gizlilik ilkesinin geçerli olması, ticari ve
kişisel ilişkilerin korunmasına katkıda bulunur ve taraflara özgürce düşüncelerini ifade etme
imkanı tanır.
Tüm bu avantajları bir araya getirdiğimizde, arabuluculuk yalnızca bireyler ve şirketler için
değil, genel olarak yargı sisteminin etkinliğinin artırılması ve toplumda uzlaşı kültürünün
güçlendirilmesi açısından da kritik bir araç olarak öne çıkar. Taraflar, bu yöntemi tercih
ederek hem kendi haklarını korur hem de daha sürdürülebilir, barışçıl ve güvenli bir çözüm
ortamı yaratmış olur. Bu özellikleri sayesinde arabuluculuk, günümüzün en tercih edilen ve
güvenilir alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemi haline gelmiştir.
KAYNAKÇA
-
- Adalet Bakanlığı. (2024). Arabuluculuk Uygulamaları. https://www.adalet.gov.tr
- Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü. (2024). Adalet İstatistikleri 2024, Resmî Yayın No: 19, Mayıs 2024.
- Akıncı, O. & Demir, H., Hukukta Arabuluculuk ve Alternatif Uyuşmazlık Çözümleri, Beta Yayınları, 2022.
- Çalışkan, M., Ticaret Hukukunda Arabuluculuk ve Uygulamaları, Adalet Yayınevi, 2023.
- Güngör, F., İş Hukukunda Arabuluculuk Uygulamaları, Seçkin Yayıncılık, 2021.
- Tutar, B., Arabuluculuk ve Dava Şartı Uygulamaları, İstanbul: Legal Yayınları, 2020.
- Türkiye Arabuluculuk Vakfı (TAV), “Arabuluculukta Başarı Oranları ve Veriler”, 2023.
- (arabuluculukvakfi.org)
Düzenleme tarihi: 10.11.2025